isim _ MOHAMMED ABDALLA ABKER YOUSIF
ogrenci numara _ 18072055
= Salih Amel Nedir :-
· Bir Müslüman Tanrı'nın zevkini ve sevgisini elde etmeyi amaçlamaktadır, bu yüzden Tanrı'nın ona emrettiği her şeyi yapar ve yasakladığı her şeyden uzaklaşır ve hizmetçinin Tanrı'ya yaklaşabileceği iyi işler - bazıları Glory Be - çok fazladır ve bazıları aslında sözde Ve aralarında kalbin kökeni nedir ve bazıları mutlak bir finansal eylemdir ve bu makale Tanrı'nın başarısından, amaçlanan iyi işten ve ne olduğundan ve bir Müslümanın iyi işlerle Tanrı'ya nasıl yaklaşabileceğinden sonra sunulacaktır. ﴾97﴿ Erkek olsun kadın olsun, kim inanmış bir insan olarak dünya ve âhirete yararlı işler yaparsa kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatacağız ve böylelerinin ecirlerini de muhakkak surette yapmış olduklarının daha güzeliyle vereceğiz.
· Ayrıca Allah ve Res peygamber'in söylediklerinin iyi işlerini de ihlal etmemelisiniz
Ad/Soyad: Fareed Ahmad Mosleh
Öğrenci NO/ Sınıf: 15070354 / 4.sınıf
Bir amelin salih olabilmesi için yaptığımız o amelin iyi niyetle yapılması şarttır, yani yaptığımız iyiliğin içinde riya ve çıkar olmamalı,daha doğrusu yaptığımız ameli inandığımız için yapmalıyız, insan günlük hayatının her anında salih amel işleyebilir,bir insanın kıldığı namaz,tuttuğu oruç, verdiği zekat ve ettiği dualar iyi ameldir ancak insan oğlu sorumluluk taşıyan sosyal bir varlık olduğundan dolayı insanı ilgilendiren salih ameller bunun da ötesinde yer alır, insan oğlu ister istemez günlük hayatta kendi cinsinden olanlar(insanlar)'la karşılaşır, hayatı sürdürmek açısından farklı pozisyonda bulunan insanın birbirine karşı duydukları saygıdan ötürü bir diğerine yaptıkları iyilikler, adil olmak ve kimseye zarar vermemek salih ameldendir.Herşeyden önce bir insanın adil olması ve hayatının bütün alanlarında adaletli davranması onun salih bir birey olmasını ve topluma karşı salih amellerde bulunmasını gerekli kılır.
ABDOULAYE TOM DANA
15070760
salih amel ınsanlar bir cami inşa ettin yada ya muhtaç kısleri tesbit edip onları her ayda yiyeceklerini ve bazı ihtiyaclarına gidermektir, onu da yaparken diyelim ki sede muhtaçsin bu durumda yapmasan da sıkıntı olmaz ,çünkü allah kuranda şöyle buyruyor ( la yukelifu allahu nafsan illa vusaha laha ma kasabat va aleyha maktasabat ) birde sende sende olmayanı nasıl verirsin o ımkansızdır , ( ve ma tafalu mi hayrin fa ina allaha bihi alim) allah o bize riziklandırıyor bencillik yapmayalım ,çünkü allahın hazınesı bitmez ama bideki biter ,allah bizi nasıl verdıyse alması da zor değil aslında ,ve biz bu dünya içinde imtihan için buraya getirildik ,sabırlı olmamız gerek , bir de topluma faydalı bir şekilde yaşamamız gerek ne yaparsak yapalım allah rıası için olsun ,yanı niyrtimizi kötü olmasın ve yaptığımız işi allah kabul etmesini dua edelim.
Ankara Üni. İlahiyat Fakültesi 4. Sınıf Ensar Yöndem-15070255-seçmeli tefsir metinleri-(A)
Bütün bu kainata baktığımızda insanın muhteşem bir işleyiş içerside olduğunu görmekteyiz. Bu işleyiş içersinde insan anlamlandırmaları boyutunda güvenle rahatça iş yapabilmek tabiri cazise önünü görebilmek ister. Psikoloji ilminde yer aldığı gibi arkasına yaslanmayan insanın psikolojik olarak dikkatli olması yani rahatça dilediği gibi hareket etmeme dikkati insanda görülebilir. Bu da insanın yaptığı iş ve anlamlandırmalarının doğruluğu konusunda emin olmaya kadar maddi ve manevi bir boyutu önümüze açmaktadır. Bu minvalde kısa bir giriş mahiyetinde diyebiliriz ki iyilik, iyi, güzellik, olumlu olan her ne varsa o aslında değişmez ve asıldır. Tebessümün evrensel olarak bir iyilik addedilmesi, iş kolaylaştırmak, bir insanın sorumluluğunu en güzel şekilde yapmya çalışması gibi şeyler bunlara örnek teşkil edebilir. Kainatın, 7 kat göğü ve yeriyle muhteşem bir işleyiş içersinde olduğu ve bununda kanunlarla sabit kılındığı apaçık göz önündedir. Öyleyse bu kainatın, dünyanın ve içindeki saymaktan aciz kaldığımız muhteşem ahenk, düzen ve mucizevi sünnetin önümüze koyduğu şey, kainatın hayatın, hayatı anlamlandırmanın, dünyanın ve insanın aklının ve fıtratının kullanım-okuma-yaşama kılavuzu olduğudur. İnsan fıtratı ve aklı, dikkatli baktığımızda bu kılavuzun alfabesi gibi işlemekte ve ancak doğru kelimeler, doğru dil ve cümleler kullanıldığında anlamlandırma, yer edinme ve rahatlık ortaya çıkıyor. Bu kılavuz muhakkakki bu kainatın yaratıcısı olan ALLAHIN indirdiği KURAN ve gönderdiği RASULU MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEMDİR. Neyin doğru, iyi, iyilik ve iyi işi olduğuna karar verilecekse bu karar ancak ELMUMİN olan ALLAHINDIR. Bu bağlamda diyebiliriz ki Kuranın konuşması, taşları yerine koyan, ihtiyaçları gideren, tam da anlam dünyasını dolduran yegane rahmet kaynağı ve bu kainatın okuma, anlama ve yaşama kılavuzudur.. Dünyada ve ahiretti iyi iş yapmış olmak isteyenler anca Kurana bakabilirler. Nitekim böyle olmazsa içinde su olmayan bardağı, su içme refleksiyle ağzına götüren insan örneği gibi olur. Çünkü o işi yaptı ama içinde doğru şey yoktu, böylece susuzluğu gitmemiş oldu. Evet insanlar yaşamakta ve dünyayı, belki öteki hayatı ve hayat içersindeki bütün şeyleri anlamlandırmakta fakat iş yaparken ve bu anlam üzerine bir hayat ve düşünce bina ederken insan doğru yaptığını, doğru yerde durduğunu bilmek ve arkasına yaslanırcasına manevi anlamda rahatlamak ister. İnsan fıtratı budur. İşte bu güven ancak KURANDA ve Sünnettedir. Öyleyse kainatın işleyişini, hayatın yaşama kılavuzunu, neyin ne olduğunu açıklayan kısaca anahtar olan KURAN ve Sünnetten örnekler verelim:
Muminun Suresi, İlk 11 Ayet Meali:
1. Mü'minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
2. Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.
3. Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.
5. Onlar ki, ırzlarını korurlar.
6. Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.
7. Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.
8. Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.
9. Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.
10. İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
11. Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Bakara Suresi, 177. ayet: Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.
Bakara Suresi, 201. ayet: Onlardan öylesi de vardır ki: "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru" der.
Burada da dikkat ediyoruz RABBİMİZ iyilik ver derken iyiliğin, dünyada da ahirette de iyinin, kurtuluşun, dosdoğruluğun; iyi işin, iyi başlangıcın, iyi sürecin ve iyi sonucun, olumlu her ne vars onun Sahibi olan ve isteneceği tek makam olarak KURANI İNDİREN RABBİMİZİ zikrediyor. Ve bir incelik daha var ki o da iyiliği zikrederken herhangi bir şekilde "şunlar" diye bir sıralama yapmamı ALLAHA bırakmış.
Al-i İmran Suresi, 92. ayet: Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
Al-i İmran Suresi, 134. ayet: Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever.
Nisa Suresi, 125. ayet: İyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in dinine uyandan daha güzel din'li kimdir? Allah, İbrahim'i dost edinmiştir.
Ve Sünnetten de örnekler görebiliriz:
“İnsanların her bir eklemi için her gün bir sadaka gerekir. İki kişi arasında adâletle hükmetmen sadakadır. Bineğine binmek isteyene yardım ederek bindirmen yahut yükünü bineğine yüklemen sadakadır. Güzel söz sadakadır. Namaz için mescide giderken attığın her adım bir sadakadır. Gelip geçenlere eziyet veren şeyleri yoldan gidermen de sadakadır.” (Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56)
Salih Amel İyi İş Eylem Nedir?
Kur’an-ı Kerim, insanoğlunun yaratılış gayesini iman ve “güzel ameller”
yapmak olarak açıklar ve bu konuda imtihana tâbi tutulacağını (Hûd 7; Mülk 2);
amellerine göre ahirette mükâfat veya ceza göreceğini hatırlatır. (Mü’min 40)
Sözlükte davranış, hareket, iş, eylem gibi anlamlar taşıyan “amel”, dinî
bir kavram olarak şöyle tarif edilir: “Niyet ve iradeye bağlı olarak yapılan,
dünya ve ahirette ceza veya mükâfat konusu olan tutum ve davranış.” Bir iş veya
fiilin amel olabilmesi için iradeli ve bilinçli yapılması gerekir. Dolayısıyla
amel, fiilden daha özeldir. Her amel fiildir, fakat her fiil amel değildir.
Kur’an-ı Kerim’de hayırlı iş ve davranışlar, iyi ve güzel fiiller “amel-i
sâlih” ve “amel-i hasen” kavramlarıyla ifade edilir.Salih amel İman
eden her müslümanın Allah'ın rızasına layık olmak için kendisi ve çevresi için
yaptığı güzel davranışlar, iyiliklerdir. Kişi, çevre ve toplum için yararlı,
faydalı olan iş ve davranışlardır.
Salih amel, iyi, güzel, faydalı iş ve davranış
demektir. Salih amel davranışları, namaz kılmak, oruç tutmak, gücü yetenin
zekat vermesi, hacca gitmesidir. Nafile ibadet olarak kuşluk, evvabin, teheccüt
namazı kılmak da salih ameldir. Zikir çekmek, Kur’an okumak, hadis okumak ve
uygulamak salih ameldir. Allah rızası için yapılan, hayırlı ve iyi olan
her iş salih ameldir.
Salih amel …
Namaz kilmak - Oruc
tutmak - Zekat Vermek - Hacca gitmek - Sadaka vermek - Güzel söz söylemek - Insanlara
yardim etmek - Aileye iyi davranmak - Ilim ogrenmek ve öğretmek - Kuran okumak - Dürüst olmak - Temiz
olmak - Adaletli olmak - Merhametli olmak – Paylaşmak - Başkalarına saygılı olmak
- Sabırlı olmak şeklinde örnekleri çoğaltmak mümkündür.Bakıldığı zaman
bunların hepsi iyi iş eylemdir aynı zamanda saliih ameldir.
Dikkat edilirse ayet-i kerimede “gerçek iyilik” öncelikle iman esaslarına
bağlanmış. Ayet-i kerimede sayılan hayır, hasenat, ibadet ve salih ameller ise
imanın dışa yansımasıdır diyebiliriz. Dolayısıyla iman olmazsa, onun tezahürü
de olmaz.
VESSELAM
Büşra BALTACI
19072057
A ŞUBESİ
Salih Amel İyi İş Eylem Nedir?
Kur’an-ı Kerim, insanoğlunun yaratılış gayesini iman ve “güzel ameller”
yapmak olarak açıklar ve bu konuda imtihana tâbi tutulacağını (Hûd 7; Mülk 2);
amellerine göre ahirette mükâfat veya ceza göreceğini hatırlatır. (Mü’min 40)
Sözlükte davranış, hareket, iş, eylem gibi anlamlar taşıyan “amel”, dinî
bir kavram olarak şöyle tarif edilir: “Niyet ve iradeye bağlı olarak yapılan,
dünya ve ahirette ceza veya mükâfat konusu olan tutum ve davranış.” Bir iş veya
fiilin amel olabilmesi için iradeli ve bilinçli yapılması gerekir. Dolayısıyla
amel, fiilden daha özeldir. Her amel fiildir, fakat her fiil amel değildir.
Kur’an-ı Kerim’de hayırlı iş ve davranışlar, iyi ve güzel fiiller “amel-i
sâlih” ve “amel-i hasen” kavramlarıyla ifade edilir.Salih amel İman
eden her müslümanın Allah'ın rızasına layık olmak için kendisi ve çevresi için
yaptığı güzel davranışlar, iyiliklerdir. Kişi, çevre ve toplum için yararlı,
faydalı olan iş ve davranışlardır.
Salih amel, iyi, güzel, faydalı iş ve davranış
demektir. Salih amel davranışları, namaz kılmak, oruç tutmak, gücü yetenin
zekat vermesi, hacca gitmesidir. Nafile ibadet olarak kuşluk, evvabin, teheccüt
namazı kılmak da salih ameldir. Zikir çekmek, Kur’an okumak, hadis okumak ve
uygulamak salih ameldir. Allah rızası için yapılan, hayırlı ve iyi olan
her iş salih ameldir.
Salih amel …
Namaz kilmak - Oruc
tutmak - Zekat Vermek - Hacca gitmek - Sadaka vermek - Güzel söz söylemek - Insanlara
yardim etmek - Aileye iyi davranmak - Ilim ogrenmek ve öğretmek - Kuran okumak - Dürüst olmak - Temiz
olmak - Adaletli olmak - Merhametli olmak – Paylaşmak - Başkalarına saygılı olmak
- Sabırlı olmak şeklinde örnekleri çoğaltmak mümkündür.Bakıldığı zaman
bunların hepsi iyi iş eylemdir aynı zamanda saliih ameldir.
Dikkat edilirse ayet-i kerimede “gerçek iyilik” öncelikle iman esaslarına
bağlanmış. Ayet-i kerimede sayılan hayır, hasenat, ibadet ve salih ameller ise
imanın dışa yansımasıdır diyebiliriz. Dolayısıyla iman olmazsa, onun tezahürü
de olmaz.
VESSELAM
ZELİHA USTA/ 15070231
4.SINIF(A) SEÇMELİ TEFSİR METİNLERİ
“Salih Amel/ iyi iş-eylem “ nediranlatır mısın?
Salih amel,en başta yaptığımız ibadetler olmak üzere insanlara fayda veren her türlü halve hareketlerimize, davranışlarımıza varıncaya kadar birçok iyi güzel işi içinealan bir kapsama sahiptir. Hayırlı evlat yetiştirme, sadaka-i cariye, faydalıilim, helalinden kazanma, adaletli olma, anne babaya iyi davranma hattatebessüm bile salih amellerdendir.
ElmalılıHamdi Yazır Salih ameli şöyle tarif eder: “ Yapılan İşin, tam bir ihlasla veiyi niyetle yapılması ve Allah’ın rızasına uygun bir iş olması.” Bu şartlarlayapıldığında bir müslümanın yaptığı her işin salih amel sayılabileceğinigörürüz. Bu Allah’ın kullarına karşı büyük bir nimetidir. Salih amel yapanınkalbi rahattır, endişeden uzaktır
Kur’an Nedir kitabında “ İnsan imtihan edilmekteolan, yani sorumluluğu üstlenmiş bir varlıktır. Dolayısıyla hayat bir sınavdır.Hayatın imtihan olması iki anlam içerir bunlar: yüklenilmiş sorumluluk ve emanetanlamlarıdır.” Cümlesi geçer. İnsan bu sorumluluk ve emanet duygusu karşısındaiyi insan olmaya çalışmalı, Salih ameller işlemi, hayatın anlamını tamamlamayaçalışmalı ve kendisine verilen emanete liyakat göstermelidir. İnsanın en büyük Salihameli şüphesiz kendisine verilen bu emanete liyakat göstermesi olacaktır.
Muhammad Hasif BİN AB RAHİM
15070763
Salih amel, iyi, güzel, faydalı, iş ve davranış demektir. Allah rızası için yapılan hayırlı ve iyi olan her iş salih ameldir. Salih amel dediğimiz şey iman ile bir bağı vardır. Çünkü Kuran-ı Kerim'de Allah müminlere devamlı "ey iman edenler ve salih amel işleyenler" olarak hitap ediyor. Dolayısıyla Allah katındaki değerli olan salih amel iman ile yapılan salih ameleridir. Örneğin, bir müslüman arkadaşının sıkıntısını giderek ve bunu yaparken hiç bir karşılık beklemeden, ihlasla yani sırf Allah rızası için yapılıyorsa, Allah katında değerlidir. Çünkü Allah sadece ona kulluk etmemiz için bizleri yaratmıştır. Dolayısıyla kulluğumuzu Allah'a yani O'na kul olduğumuzu ıspatlamak için imanla ve ihlasla salih amel işlememiz gerekiyor.
Muhammad Hasif BİN AB RAHİM
15070763
Salih amel, iyi, güzel, faydalı iş davranış demektir. Allah rızası için yapılan hayırlı, ve iyi olan iş salih ameldir. Salih amel dediğimiz şey iman ile bagı vardır. Çünkü Kuran-ı Kerim'de Allah müminlere devamlı "ey iman edenler ve salih amel işleyenler" olarak hitap ediyor. Dolayısıyla Allah katındaki değerli olan salih amel iman ile yapılan salih amelleridir. Örneğin, bir müslüman arkadaşının sıkıntısı giderek ve bunu yaparken hiçbir karşılık beklemeden ihlasla, yani sırf Allah rızası için yapılıyorsa, Allah katında değerlidir. Çünkü Allah sadece Ona kulluk etmemiz için bizleri yaratmıştır. Dolayısıyla kulluğumuzu, Allah'a yani Ona kul olduğumuzu ıspatlamak için imanla ve ihlasla salih amel işlememiz gerekiyor. Allah insanı bazı konularda zayıf yaratmıştır. Dolayısıyla insanoğlu gaflete düşerek günahkar olabiliyor. Bunun için kendimizi affettirmek için saleh amel, güzel amel ve iyilik etmemiz gerekiyor. Çünkü Allah Kuran-ı Kerim'de iyiliklerin kötülükleri ortadan kaldırdığını buyurmuştur.
Salih amel yapmanın en güzel yolu, üsvetul hasene olarak yani takip edilecek, peşinden gidilecek önder ve bütün insanlığın irşadı için gönderilen, aynı zamanda bizlere salih amel işlemeye öğreten Hz. Peygmamber efendimizin izinden gitmektir veya onun ihlaslı alimlerle beraber yürümektir, onlarla beraber olmaktır, onlarla vakit geçirmektir ve onların meclisinde oturmaktır.
SALİH AMEL /İŞ EYLEM NEDİR ?
Allahu Teâla bizim
Kur’an-ı Kerimi düzgün bir şekilde okumamızı, anlamamızı, bunun üzerine
tefekkür etmemizi ve daha sonra hayatımıza tatbik etmemizi ister. Amel; iş, eylem,
fiil anlamına gelmektedir. Bir niyete ve amaca binaen yapılır. Niyet; Allah’ın
rızasını kazanmak arzusuyla ve onun hükmüne tâbi olmak üzere yönelen irade. Hz.
Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur. “Ameller ancak niyetlere göredir”.İslam’da
en üstün amel sevmektir. Hiçbir bekletin olmadan, hiçbir çıkarın olmadan
sevmektir. Bir arkadaşım not veriyor diye değil de Allah rızası için sevmektir.
Kuranı Kerimde iman etmeyle ilgili ayetler zikredilirken peşinden Salih amelle
ilgili ayetler gelir. Salih amel Allah’a ibadet etmek ve insanlar için yapılan
faydalı faaliyetlerdir. Bir Müslüman’ın helal ve meşru olan her iş sağlam,
dürüst hakkıyla yapılıyorsa bu Salih amele girer. Bir öğretmen verilen 40
dakika ders süresinde öğrenciye verebileceği bilgiyi en iyi şekilde verirse
Salih amel işlemiş olur. Bir baba helal rızık getirirse ailesine o da aynı
şekilde Salih amel işlemiş olur. Salih amel Müslüman’ın hem dünyada mutlu olmasını
sağlar hem de ahirette. Yaptığımız amelin Salih olabilmesi için ihlas şarttır. Yaptığımız
her türü işte Allah rızasını gözetmeliyiz. Salih amel Kur’an ın emir ve
yasaklarına uygun olmalıdır. Bir arkadaşımız kızacak, üzülecek diye yalan
söylememeliyiz. Salih amel her zaman iyilik yapmak anlamına gelmemelidir, aynı
zamanda kötülüğe de mani olmaktır.
Gıybet eden bir arkadaşımız varsa onu engellemeliyiz. Bir filin Salih
amel olabilmesi için Müslüman olma şartı vardır. Salih amel diyince benim ilk
olarak aklıma anne babaya iyilik gelir.
Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v) ‘in
huzuruna bir kimse gelerek dedi ki: Ya Rasulullah ! İzin verirseniz sizinle
beraber gazaya gelip cihad etmek istiyorum
-Anan-baban var mı?
-Evet var
-Öyleyse ondan ayrılma
zira cennet onun ayağı altındadır.
İnsanlara iyilik yapmada
yarış halinde olmalıyız. Eğer böyle olursak hem bu dünyada mutlu olur hem de
öbür dünyada. Salih amel âdeta kişinin imanını kuvvetlendirir. Amelsiz iman
olursa küçük bir rüzgarda sarsılır.Kuru bir ot gibi.İmanımıza Salih ameli de
eklersek rüzgarın karşısında çam ağacı gibi dimdik durur.